Eğitim Haberleri

Öğrencilerinizi TEOG’a Hazırlarken Neler Yapmalısınız?

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr

Eğitim, toplumdaki bireylerin bazı davranışlarını değiştirmek ya da var olmayan bazı davranışları kazandırmak amacıyla yapılır ve tamamlanan her eğitim süreci sonunda hedef kitlenin davranışlarında istenen yönde değişiklikler olması beklenir.

Uygulanan bir eğitim programının başarılı olup olmadığının bilinmesi; olası başarısızlığın erken tanınması ve buna uygun önlem alınması eğitim sürecinin kalitesini arttırmaktadır. Başarı derecesinin bilinmesi ve başarısızlık durumlarının belirlenmesi ileride yapılacak eğitsel etkinliklerin daha nitelikli ve gerçekçi bir biçimde planlanmasına yardımcı olacaktır. Bu da ancak, hedef kitlede meydana gelen davranış değişikliklerinin ölçülüp değerlendirilmesiyle mümkündür. Ölçme sonucunda, amaçlarla sonuçlar arasında yeterli bağ kurulması gerekmektedir.

Ancak günümüz Türkiye’sinde bu bağın kuvveti, çoktan seçmeli sınavlarda gösterilen başarıya göre değerlendirilmektedir. Bu tarz tek tipleştirilmiş bir ölçme değerlendirme sistemine maruz kalan öğrenciler, henüz temel eğitim seviyesinde iken; yaratıcılıklarını, eleştirel düşünme becerilerini ve problem çözme yeteneklerini “şıklar” arasına teslim etmekte; henüz sosyal becerilerinin tohumları yeni yeşerirken; kendilerine acımasız bir “rekabet” ortamı içinde bulmaktadırlar. Bu zorlu süreçte eğitim-öğretim dengesini sağlayacak olan biz eğitimcilere büyük sorumluluklar düşmektedir.

Her eğitimci test çözme teknikleri konusunda donanımlı olmalı

Öncelikle her eğitimcinin test çözme teknikleri konusunda yeterli donanıma sahip olması ve bunu en etkili şekilde öğrencilerine aşılaması gerekmektedir çünkü çoktan seçmeli sınavlarla kuşatılmış eğitim sistemimizde öğrencilerimizin “başarılı” görülmesi, edindikleri test çözme becerisi ile doğru orantılıdır. Ülkemizde bu tarz sınavlara katılan aday sayısı her yıl artmakta; bu nedenle kontenjanlar sınırlı kalmaktadır. Diğer bir deyişle, kaliteli bir eğitim kurumunun parçası olmak her yıl bir önceki yıla göre daha da güçleşmektedir. Bu güçlüğün üstesinden gelmek için adayın netlerinin yüksek olması gerekir.

“Test tekniğine dayalı sınavlarda başarısızlık genellikle bilgi eksikliği değil, sorulara yaklaşım tarzı veya soru stiline aşina olmamaktan kaynaklanmaktadır. Bu noktada test tecrübesi sınav sonucunu etkileyen en önemli etkenlerden biri olmaktadır.”

Aday bu bilgi birikimiyle sorulara nasıl yaklaşacağını ve soruları nasıl çözeceğini, hangi yolları kullanacağını, ne kadar süre ayıracağını ve nelere dikkat edeceğini öğrenir. Test çözmede üç temel unsur vardır:

Bilgi: Öğrenme ile kazanılır; tekrar ile pekiştirilir.

Yorum: Bilgi ile ilgili düşünce geliştirme veya bilgiye farklı açılardan bakabilme gücünü ifade eder.

Hız: Kazanılan bilgiye ve elde edilen yorum gücüne ait problemlerin belirli bir zaman aralığı içinde çözülmesidir.

İşte bu üç temel unsuru aktif şekilde sınav tecrübelerine yansıtmayı başaran birey, pek çok adayı geride bırakacaktır. Bu noktada ele alınması gereken bir diğer husus da bu üç unsurun en etkili şekilde sınavlara nasıl yansıtılacağıdır.

Öğretmenlere Öneriler

  • Bir eğitimcinin yaşayabileceği en büyük mesleki tatmin, öğrencilerinin kaliteli eğitim kurumlarında olduğunu bilmektir. Bu noktada bizlere düşen en büyük görev öğrencilerimize hükmedici ve baskıcı davranışlarla değil; iyimser, sevecen ve motive edici bir yaklaşımla öğrencilerimizi ders çalışmaya teşvik etmektir.
  • Öğrencilerinizi bir konuyla ilgili soru çözmeye başlatmadan önce o konuyu iyi öğrendiklerinden emin olun. Unutmayın, içselleştirilmeyen bilgi, soru çözümünde yeterince etkili kullanılamayacaktır.
  • Öğrencilerinize günlük soru çözme hedefleri koyun. Unutmayın, bol soru çözerek hem sınav tecrübesi kazanacak hem de konu tekrarı yapmış olacaklar. Siz de gerçek sınav öncesi konuyu kavrama düzeylerini ölçme imkanı bulacaksınız.
  • Öğrencilerinize mutlaka soruları zaman tutarak çözme becerisi kazandırın. Unutmayın, başarının sırrı sadece bilgide değil aynı zamanda bilgiyi kullanma hızında da gizlidir.
  • Öğrencilerinize sınav esnasında bir soruya çok fazla takılarak zihinlerini bulandırmamaları ve strese girmemeleri gerektiğini hatırlatın. Unutmayın, adayların sınavdaki en güçlü rakiplerinden biri de zamandır. Ayrıca öğrencilerinize çözemedikleri soruları düşünerek stres yapmamalarını da öğütleyin. Onlara her öğrencinin çözemeyeceği soruların çıkabileceğini sık sık hatırlatın.
  • Sınavlarda kullanılan soru tipleri her yıl güncellendiği için öğrencilerinize mümkün olduğunca farklı tip sorular hazırlayın. Unutmayın, bu yıl ne tip sorularla karşılaşacağımızı kimse bilmiyor.
  • Öğrencilerinizi çözemedikleri veya yanlış çözdükleri sorunun çözümünü öğrenmeye teşvik edin. Unutmayın, çözümünü öğrenmedikleri o soru gerçek sınavda da gelebilir.
  • Öğrencilerinize sınav esnasında soruyu daha kolay çözmelerini sağlayacak önemli kelimelerin altını çizmelerini hatırlatın. Unutmayın, bu yöntem soruya odaklanmalarını sağlayacaktır.
  • Öğrencilerinize önce soruyu daha sonra verilen bilgileri ve en son şıkları okuma becerisini kazandırın. Unutmayın, sorunun ne istediğini bilmek onları doğru cevaba daha hızlı götürecektir. Ayrıca öğrencilerinize önce soru kökünü iyi okuyup anlamalarını, daha sonra cevabı düşünmelerini öğütleyin. Onlara soru kökü anlaşılmadan cevabı düşünmeye çalışmak hızı düşüreceğini; zaman kazanmak için soruyu okumadan cevap şıklarına koşmak onları yanıltacağını hatırlatın.
  • Öğrencilerinize sorulara ön yargılı yaklaşmamalarını; ne kadar zor ya da karmaşık görünürse görünsün her soruya gerektiği ölçüde zaman ayırmaları gerektiğini hatırlatın. Unutmayın, yanıtlanan her doğru soru onları başarıya bir adım daha yaklaştıracak. Ayrıca “Uzun soru zordur.” ön yargısından öğrencilerinizi mümkün olduğunca uzak tutun. Onlara uzun paragraf türündeki sorular daha kolay sorular olduğunu ve genelde cevapların paragrafın içinde gizlendiğini hatırlatın.
  • Öğrencilerinize sınavda sorular ile inatlaşmadan turlama tekniğini kullanarak yani yapılamayan soruları hem optik formda hem de soru kitapçığında işaretleyip daha sonra tekrar bu sorulara dönerek sınavın tamamını bir kez daha kontrollü bir şekilde elden geçirmek iyi olacağını sıklıkla hatırlatın. Unutmayın, sınavı zamanı etkin kullanan, dikkatli ve soğukkanlı bireyler kazanacak.
  • Öğrencilerinize doğru cevaba daha kısa sürede ulaşmak istiyorlarsa yanlış olduğuna inandıkları şıkları eleyerek işe başlamaları gerektiğini hatırlatın. Unutmayın, eğer öğrencileriniz cevap şıklarını elerken 2 şıkka indirgeyebilmişler ise bunlardan birisini seçmelerinde hiçbir sakınca yoktur. Ancak, ikiden fazla şık cevap olabilecek nitelikteyse bu soruyu cevaplandırmamaları, en azından sınavın sonlarına doğru tekrar soruya dönmek üzere boş bırakmaları daha uygun olacaktır. Ayrıca cevap şıklarında “çeldirici” adı verilen; cevaba benzeyecek bazen iki bazen de üç şık bulunabileceğini; ilk bakışta cevap gibi algılansa da ufak bir zihinsel egzersizle çeldiricilerin elenerek doğru cevabın bulunabileceğini; bu tip sorularda cevabın genellikle soru metninde saklı olduğunu öğrencilerinize sıkça vurgulayın.
  • Öğrencilerinize her derse ait test içeriğinin o dersin özelliklerini taşıdığını; bu nedenle her ders için aynı test çözme mantığını kullanmanın hatalı olduğunu hatırlatın. Unutmayın, her ders için farklı test çözme mantığı geliştirmeleri test tekniklerinin gelişmesine yardım edecektir. Örneğin; özellikle sayısal derslerin sorularında işlemleri mutlaka kalemlerini kullanarak yapmalarını öğütleyin. Hafızalarından işlem yapmanın hem onları hataya sürükleyeceğini, hem de zaman kaybına sebep olacağını vurgulayın.
  • Öğrencilerinize hatalı okuma alışkanlıklarının sınav başarısındaki önemli etkenlerden olduğunu vurgulayın. Unutmayın, olumsuz bir ifadeyi olumlu olarak okumak soruyu veya cevabı hatalı düşünmelerine sebebiyet verecektir. Ayrıca insan psikolojisinin soru içindeki ifadeleri olumlu yönde algılamaya eğilimli olduğunu; bu nedenle soru formlarında altı çizili veya kalın yazı karakterli ifadeleri daha dikkatli okumaları gerektiğini öğrencilerinize sık sık hatırlatın.
  • Öğrencilerinize sınava kadar son yıllarda çıkmış olan soruların çözülmesi gerektiğini vurgulayın. Unutmayın, bu tip sorular karşılaşılma olasılığı yüksek olunan sorulardır ve öğrencileriniz için altın değerindedir.

“Unutmayın, bir eğitimcinin yaşayabileceği en büyük mesleki tatmin, öğrencilerinin kaliteli eğitim kurumlarında olduğunu bilmektir. Bu noktada bizlere düşen en büyük görev öğrencilerimize hükmedici ve baskıcı davranışlarla değil; iyimser, sevecen ve motive edici bir yaklaşımla öğrencilerimizi ders çalışmaya teşvik etmektir.”

Referans: İngilizce Öğretmeni Yağmur TOKA

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.